Haberler

  • Yeni teknik direktörümüz Ümit Özat

    Bugün yapılan yönetim kurulu toplantısının ardından , Yönetim Kurulumuz yola […]

  • Mesut Bakkal ve ekibine teşekkür ederiz

    Teknik Direktör Mesut Bakkal ile karşılıklı anlaşma sonucunda yollarımız ayrıldı. […]

  • Vefat ve Başsağlığı

    Başsağlığı

    Kulüp Başkan Vekilimiz Arif Ölmez’in bir süredir tedavi gören kardeşi […]

  • Gençlerbirliği Spor Okulu

    Hürriyet Gazetesi yazarı Elif Çongur aynı zamanda Gençlerbirliği Futbol Okulu’muzda […]

Ahmet İlhan Özek: Yeniden milli takıma gitmeyi çok istiyorum

Gençlerbirliği’nin tecrübeli futbolcusu Ahmet İlhan Özek, Milliyet Ankara Gazetesi’nden Orhan Kemal Erkılıç’ın sorularını yanıtladı…

Ahmet İlhan Özek… 29 yaşındaki tecrübeli futbolcu, Gençlerbirliği’nin yeni sezon için ilk transferiydi. Zor günleri geride bırakıp, Ankara’da huzurlu, başarılı, sağlıklı bir düzen kurmaya çalışıyor. Mücadeleci yanıyla sahada takım adına elinden geleni yapmak istediğini söyleyen Ahmet İlhan, “Takım olarak yoğun bir şekilde yeni sezona hazırlanıyoruz. İyi yönetilen bu kulüpte, tecrübeli bir teknik heyet ve iyi bir sporcu topluluğu var. Taraftarımızın desteğiyle iyi bir sezon geçirmek için elimizden geleni yapacağız” diye konuştu. Ankara’da en iyi bildiği yerin Siteler olduğunu söyelen kırmızı-karalı futbolcu, ilk röportajını da Milliyet Ankara’ya verdi…

Futbolla nasıl tanıştın?

-Sporla tanışmam ilkokul 3. sınıfta basketbol ile başladı. Liseye kadar Aydın DSİ’de lisanslı olarak oynamaya devam ettim. 6. sınıfta okula gelen beden eğitimi öğretmeni bir futbol takımı kurdu. Ben de orada derslerde oynarken beni gördü ve ‘bundan sonra basketbol değil futbol oynayacaksın’ dedi. Öğretmenimiz aynı zamanda o dönem Aydınspor 1923 altyapısında da görev alıyordu. Beni takıma aldı. 12 yaşında orada futbola başladım. Lise son sınıfa kadar da futboldan kopmadım. 3 yaşındayken babamı kaybetmiştim. Beni de amcam okutmuştu. Lise bitince de annem ‘futbolu bırak oğlum, üniversiteyi kazanmalısın, amcanların yüzüne bakamayız, onları da mahçup etme’ dedi ve ben ağlayarak futbolu bırakmak zorunda kaldım. Üniversite sınavında Eskişehir Anadolu Üniversitesi’ni kazandım. Orada eğitim hayatımı sürdürürken fakültelerarası bir futbol turnuvası düzenlendi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi benim oynadığım dönemde şampiyon oldu. Finalde kurulduğu günden bu yana şampiyon olan Açıköğretim Fakültesi’ni yenmiştik. Orada beni Eskişehirspor yetkilileri görüyor ve görüşme için çağırıyorlar. ‘Sen de gelecek görüyoruz’ diyerek Eskişehir Süper Amatör’deki Bozüyükspor’a gönderdiler. 3. senem bittikten sonra bazı hocalarımın ‘kaybolup gitme’ önerileriyle Bozüyük’e denenmeye gittim. Bana çok zayıf olduğumu söylediler 2. Lig için. 4 aylık bir program verdiler bana ve tekrar gelmemi istediler. Ben hem okuyorum hem programa göre kendimi geliştiriyorum. 2. Lig sezonu bitince beni kampa çağırdılar. Kampta 8 maçta 14 gol attım forvet oynuyordum. Boluspor’un sezon açılış maçına gittik orada da 3 gol atmıştım. Maçtan sonra Eskişehir yöneticileri ‘haydi profesyonel anlaşma yapıyoruz’ dedi. Beni de Bozüyük başkanı daha kramponlarımı bile çıkarmadan aldı ve ilk profesyonel imzamı attım. 2 sene Bozüyük’te iyi bir dönem geçirdim. Oradan Manisaspor’a transfer oldum ve Süper Lig’e adımı atmış oldum.

Sol ayağını kullanmayı deden öğretti diye biliyorum. Nasıl bir hikayesi var?

-Dedemler Kuşadası’nda oturuyordu. Biz de orada dedem ile her sabah yüzer ve top oynardık. Hiç sol ayağım yoktu. 7-8 yaşlarında kumsalda dedemin sayesinde her iki ayağımı da kullanır oldum.

İlk Avcı çağırdı

En başarılı olduğun sezon Karabük dönemi mi?

-Kariyerimin en önemli dönemi Karabük’teyken milli takıma çağırıldığım dönemdi. Milli takımda gerçekten inanılmaz bir hava vardı. Kulüpte de 8 gol atmıştım. Beni önce Abdullah Avcı, sonra da Fatih Terim çağırmıştı. ABD kampındaki 7 maçta da 2 golmıştım. Kötü dönemim de milli takım sonrası 1 hatfa sonra ayağım kırılmıştı. 4.5 ay sahalardan uzak kaldım. Genelde istikrarlı bir grafik sergiledim ancak bir de geçen sezon Rize’de oynamadığım dönem oldu.

Teknik direktörler arasında ne tür farklar oluyor?

Hocalar arasında en önemli fark yaklaşımları oluyor. Dışarıda bir abi gibi dertleşmesi, sohbet etmesi ve yakından ilgilenmesi beni olumlu etkiledi. Yabancı hoca olarak Skibbe ile çalışma fırsatım olmuştu. Önemli bir fark görmemiştim yerli hocalardan. Kendini iyi ifade edebilmek önemli. Bazı hocalar çok bilimsel yaklaşıyor. Kimi koşuya dayalı, kimi savunma ağırlı, kimi de ilerde beni özgür bıraktı. Oyun stili olarak farklı beklentiler, taktik duruma göre değişiyor takımlarda.

Evlilik çok önemli

İstikrarlı bir sporcusun. Kendine iyi bakar mısın?

-Kendime iyi bakıyorum. 22 yaşında evlendim. Bence evlilik çok önemli. Akşam evime gidiyorum, eşim yemeğimi hazırlamış, akşam meyvem geliyor. Bekar olsam doğru ve düzenli beslenme alışkanlığım bu kadar olmazdı. Evcil bir insanım da. 4.5 yaşında da kızım var. Ailemle vakit geçiriyorum.

Özat ile çalışmıştı

Gençlerbirliği’ni transferin nasıl gerçekleşti?

-Rize’de kadro dışı kalınca benim için zorlu bir süreç başlamıştı. Altyapı ile idmanlara çıkıyordum. Beni en çok üzen şey ben hiçkimseyi üzmesem de hak etmediğim şekilde üzülmem olmuştu. İşler iyi gitmediği zaman ya maliyetli ya tecrübeli ya da kaptan olan sporculara bilet kesilir. O dönem beni isteyen kulüpler oldu. Sözleşmemi feshettik. Ümit Özat hocamız ile görüştük. Serdar Gürler de Osmanlı’ya gitmişti. Ayrıca Gençlerbirliği benim her zaman oynamak istediğim bir kulüptü. Daha önce de Ümit hoca ile çalışmıştık ve beni farklı noktalarda görevlendirerek önemli tecrübeler kazandırmıştı. Geldim, anlaştık. İyi ki de gelmişim, çok huzurluyum.

“Mücadeleciyim”

Geçen sezon Serdar ve Aydın taraftarın gönlünü kazandı. Bu dönemde sana ve Serdar’a büyük görevler düşüyor.

-Serdar ve Aydın geçen sezon çok başarılı oldu. Bu sezon kendi adıma çok daha iyi olacak diye düşünüyorum. Serdar Gürler ilk geldiğinde Trabzon’da kadro dışıydı, biraz önyargılar vardı. Hatta yedek kaldı, sonradan geldi ve oynamaya başladı. Düşüşteydi ama iyi bir çıkış yakaladı. Umarım o da yükselişini sürdürür. Ben de kimseyi aratmadan, mücadeleci yanımı sahada göstereceğim.

Gençlerbirliği seni de milli takıma gönderebilir. Ne dersin?

-Evet ben de inşallah tekrar buradan milli takıma gitmeyi çok istiyorum. Bunu gerçekleştirmek için çalışacağım.

Takımda nasıl bir ortam var?

-Kulüpte iyi bir hava var. İlk geldiğim günlerde biraz çekindim ancak arkadaşlar iyi karşıladı. Yerli-yabancı herkes beni samimi karşıladı. Yoğun ve zevkli bir çalışma ortamımız var.

“Buranın kıymetini bilin”

Ümit Özat’ın idmanlarını nasıl buluyorsun?

-İdman programları yoğun geçiyor. En çok yorulduğumuz idmanlar topla yapılanlar. Genelde diğer hocalar koşturur yalnızca. Burada sürekli topla oynadığımız için acısı akşama çıkıyor. Ümit hoca bizi çok iyi anlıyor. Sohbet ediyoruz. Saha içindeki agresifliği bizi motive ediyor. Saha dışında ise abilik yapıyor. Bizi olumlu etkiliyor. Oyun içinde de farklı taktikler yapıyor ve bizi buna şimdiden alıştırıyor. Kondisyon yüklemeleri de yapılıyor. İyi bir sezon bizi bekliyor inşallah.

Takımda genç isimler var. Onlarla ilgili neler düşünüyorsun?

-Genç kardeşlerim çok yetenekli. Bulundukları yerin kıymetini bilmeliler. Ben bu süreçleri çok zorlu yaşamıştım. Onlar bunu çok iyi değerlendirmeli. Çalışmaları gerekiyor. Gençlerbirliği, gelecek adına da sporcuların yolunu açan bir kulüp.

Taraftarlara mesajın nedir?

-Gençlerbirliği taraftarı futbolu bilen bir topluluk. Desteklerine ihtiyacımız olacak. Güzel yönetilen bu kulüpte, güzel de destekle iyi işler yapabiliriz. Oynayacağımız statlarda onları görmek bizi çok mutlu eder. Benim çağrım ‘bizi yalnız bırakmasınlar’.

Ankara’da en iyi bildiğim yer Siteler

Ankara’da nerelere gidiyorsun?

-Ankara’da en iyi bildiğim yer Siteler. Ev tuttuk, idmandan fırsat buldukça hep oradaydık. Başka gezdiğim bir yer pek olmadı. Eşyalar için Siteler’deydik yani. Tatil yaptık, geldim idmanlar başladı. Yurt dışı kampı da olacak. Sonrasında inşallah gezme şansım olur inşallah. Aktivitelerin az olduğu şehirlerde bulundum bir süre. Burası ailem için iyi olacak umarım. Alışveriş merkezleri bulunuyor, Eymir Gölü güzelmiş. Kentin havasını sevdim. Çocuğumun eğitimi için de fazla seçenek olması bizim için iyi olacak.

Milliyet Ankara